KÖTÜ KADIN KİM ?

          Kapının kesinlikle kapalı olduğundan emin olabilmek için arkasına döndü bir kez daha.Sol eliyle kapının kolunu tutarken boşta kalan sağ eliyle de kapalı kapıyı iteklemekle meşguldü.Bilgisayardan başımı kaldırmadan ve biraz da çaktırmadan izlemeye devam ediyordum onu.Bu ikinci gelişiydi bize ve ilkinde pek de iç açıcı olmayan şeyler anlatmıştı.

       – Merhaba dilekcim,günaydın dedi onu fark ettiğimden habersiz.

  Rol yapıyor olmak hoşuma gitmesede korkuyordum ondan daha doğrusu hakkında anlatılanlardan.

        -Günaydın dedim gülümsemeye çalışarak,kahretsin hiç rol yapamıyor olacağım ki anladı hemen tedirginliğimi.

       -O gün sana herşeyi anlattım ama,eve gidincede içimden dilek genç daha cahil çocuk acaba beni kınamış mıdır diye geçirdim.Cümlesini bitirip bakışlarını yüzüme dikti,acaba onu kınıyor muyum diye mimiklerimi  kontrol ediyordu.Kınıyor muydum ? Hayır,ama anlattıkları yabancısı olduğum şeylerdi.Hep filmlerde yada gazetelerin üçüncü sayfalarında okuduğum ve uzaklarda bir yerlerde yaşayan hiç tanımadığım insanların başına geldiğini sandığım olaylardı.Demek ki o olaylar yakınlarda ve o hayatlar benim de tanıştığım insanların hayatıydı.

   – Yok,hayır kınamıyorum sizi niye kınayayım dedim.Kınamıyordum ama merak ediyordum kınamıyordum ama anlam veremiyordum.Uzatmanın alemi yoktu hemen işime döndüm formları doldurduk ve o devam etti.

—Bu 8.hamileliğim geçen seferki doğum anında öldü.Bu son çarem,inşallah sen benim şansım olucaksın doğacak bu çocuk dedi,ses tonu yine ilk günkü gibi neşeliydi.

inşallah demek gelmedi içimden,sessiz kaldım.Sonuçta bu çocuk bir başka kadının yuvasını yıkmak için doğması planlanan biriydi annesi için.

   — Kınama beni,naaapim babasını çok seviyorum dedi kaldırdığı sağ omzunun üzerine yığılmış saçlarını geriye doğru savururken.

  Bende evli bir kadın olduğum için içten içe öfkeleniyordum ona.Neden dünyada bu kadar çok adam varken bir başkasının kocasına aşık olmuştu ve onunla evlenmek istiyordu.Birazda samimiyetine güvenerek

   –– Neden evli bir adamdan çocuk doğurmak istiyorsun ? dedim ve sustum hemen.Karşımda adam bıçaklamaktan hapis yatan bir kadın vardı sonuçta ve bir kaç kez darp olaylarına adı karışmış benim en az iki katım büyüklüğünde bir kadın.Beni hemen oracıkta saçlarımdan tutup pencereden aşağı atabilirdi isterse.Yapmadı,sadece neşeyle cıvıldadı.O tuhaf kahkahasını attı sonrada.

   – ÇOK SEVİYORUM ÇÜNKÜ ONU,NAPİiiM. BEN HAYATIMDA HİÇ KİMSEYİ BU KADAR ÇOK SEVMEDİM. AiLEM 15 YAŞINDA BENİ O OLAMAZ OLASICA KOCAMA VERDİKLERİNDE HER GÜN AMA HER GÜN DAYAK YEDİM.

 Neden sonra fark etti sesini yükselttiğini ve bana doğru yaklaşarak alçalttı ses tonunu.Bu kadar yaklaşmasının verdiği korkuyla kalbim pıt pıt atıyor tabi.Keşke odaya biri girse diye dua ediyorum içimden .O  da dışarıya sesinin çıktığından tedirgin oldu sanırım kapıya baktı.Gelen giden olmadığına emin olunca devam etti konuşmasına.

  -Biliyo musun o şerefsizin çocuğunu doğurmayı hiç istemedim bir keresinde ikinci kattan atladım ama çocuk düşmedi.O herifi sevmezdim ama ondan dört çocuğum oldu bu adama aşığım ve çocuğunu doğurmak istiyorum ama olmuyor işte.

  Duygulandı mı bana mı öyle geldi,öfkesi dindi bir ara sanki.Tekrar kapıya baktı ve karşısında pür dikkat onu dinleyen birinin varlığından hoşnut devam etti anlatmaya.

  –Beni kaç kere sattı ona buna.Çok boşanmak istedim ama annem kabul etmedi.’ Yastık değişir kader değişmez.Hangimiz severek evlendik hangimiz dayak yemedik koca evinde,hem dört çocukla nereye gelcen bu saatten sonra seni alanda olmaz otur oturduğun yerde ‘dedi.Senelerce nefret ede ede girdim o pis herifin yatağına.Sonra başkasını bulunca o boşadı beni de kurtuldum.Sonra bu aşık olduğum adam girdi hayatıma.Benden 13 yaş küçük ama çok seviyo beni,bende onu.Aslında evlenmek istedi benle dört çocuğuma rağmen,dul olmama rağmen ,ondan büyük olmama rağmen.Ama anası istemedi.Aldırmam onu sana demiş.Aldırmadı da. Sanki ben zorla alıyorum oğlunu koynuma diyip bir kahkaha attı.Anlattıklarına daldığım için bu ani kahkahadan korktum ne yalan söyliyim.İrkildiğimi görünce bir kahkaha daha patlattı.Seviyorum kız seni diyip hafifçe vurdu omzuma.Ruh hali ne kadarda hızlı değişiyordu.Az önce ağlamaklıydı şimdi pür neşe.Şimdi seviyorum dediğine kanmamam lazımdı ters bir hareketimi görse yapışırdı saçlarıma. Tebessüm etmekle yetindim oda meşhur kahkahasını atıp bacak bacak üstüne attı.Bunun gitmeye niyeti yoktu sanırım.

    –Sırf beni unutsun diye anası buna körpe bi kız aldı köyünden.Akça pakça güzel bir kız ama gel gör ki oğlu vazgeçemedi  bu kara karıdan.Karayım o karıdan yaşlıyım ama mutlu ediyorum adamı.Erkekler yatakta kendini mutlu eden kadınlardan vazgeçemezler dedikten hemen sonra yine bir kahkaha krizine girdi.Kulaklarıma kadar kızardığımı hissediyordum dışarıdan da belli olacak ki utanma ne var bunda? Bunlar hayatın gerçeği.Kem küm edip geçiştirdim ve itiraf edeyim hikayesinin devamını merak etmeye başlamıştım.Bunu anlamış olacak ki’ çayın falan yok mu kız ‘dedi.Başkası söylese kızacağım bu cümleye o söylediğinde kızmadığımı fark ettim.Sanırım anlattıklarından etkilenmiştim.Kötü kadının hikayesi etkilemişti beni.

 —Neyse anasının zoruyla o karıdan bir çocuğu oldu ama bana gelip gitmeyi de hiç bırakmadı.Çocuklarımda biliyordu ilişkimizi ama küçüklerdi o zaman.Şimdi ortanca oğlum istemiyor gelip gitmesini,yattığımızı da bilmiyor.Bilse keser beni,zaten madde bağımlısı.

 Anlattıkları içime oturdu boğazım düğüm düğüm oldu.Nasıl bir aşktı ki bu insana ölümü göze aldırıyordu.Yada nasıl bir adamdı ki o annesine söz geçiremeyip iki kadını birden idare ediyordu.Canım sıkıldı tam bir şeyler söylemek için ağzımı açmıştım ki kapı çalındı.Odaya başka bir hasta girdi.Bizimki hastanın varlığından rahatsız oldu ve artık gideyim deyip çantasını aldı çıktı. Haftaya tekrar gelicekti ve ben bir hafta boyunca anlattıklarını düşündüm.Acaba kötü kadın olmak bir tercih mi yoksa kader mi ?

Bunlar da hoşunuza gidebilir...