İnsana En Çok Ne Lazım ?

                   Biz kadınlar ne yapıyorsak kendimize yapıyoruz aslında,hayatın her alanında bu böyle.Daha güzel olmak istiyoruz mesela,saçımızı değiştiriyoruz,kaşımızı değiştiriyoruz önceki halimizi aratan sonuçlarla karşılaşıyoruz  çok sık olmasada.

                  Bende senelerdir vazgeçemediğim sarışın olma merakı var,sanırım sorumlusu küçükken elimden bırakmadığım barbie bebekler.Sarı saçlıyken kendimi hep daha güzel hissediyorum bir çok kişi aksini söylesede,ve sanırım önemli olan kişinin kendisini nasıl gördüğü.Bu sarı saçlı olma merakım yüzünden az zarar vermedim kendime.Öyle ki tam 9 yıl boyunca sarının her tonunu kullandım saçlarımda.Kötü kuaförlere denk geldim bazen cayır cayır yandı saçlarım,kedi tüyü hatta yolunmuş bir kedinin tüyü gibi oldu saçlarım.Banyolar eziyetti benim için,düşünsenize yanmış kıvırcık sarı saçlar.Ne eziyet çekmişim be.Bir gün geldi baktım olmuyor böyle gittim kısacık kestirdim nerdeyse belime gelen saçlarımı bide üstüne siyaha boyattım.Sanki siyaha boyatınca yıpranmışlığı gidecek kendiliğinden.Daha beter oldu saçlarım artık siyahı akmış yeşile dönmüştü,dalgalı saçlarım düzensiz kıvırcığa dönmüştü.Birde o dönem çok yoğun bir şekilde çalışıyordum artı yeni evlenmiş biri olarak bir sürü sorumluluğu sırtlanmış olmak beni iyice uzaklaştırdı kendimden.

              Uzaklaştıkça bakımsızlaştım,bakımsızlaştıkça da iyice uzaklaştım.Yoğun ve stresli iş hayatı,düzensiz beslenme ve uykusuzluk.Zombiye dönmüştüm,cildimde de bozulmalar başladı,mosmor olmuştu göz altlarım,geçmeyen akneler çıkmaya başladı yüzümde.Hepsi izlerini hatıra bırakarak gittiler.Öyle bir an geldiki kendini seven,çok ama çok beğenen kız gitti yerine evli ve yorgun bi hemşire geldi.Aynaya baktığımda artık ben güzel bulmuyordum ki kendimi başkaları güzel bulabilsin beni.Ne yapıyorsam ne yaşıyorsam iyi gelmiyordu bana,bunu bulup vazgeçmeliydim.Beni mutlu eden şey ne ise onu yapmalıydım.İşe saçlarımla başladım sevmiyorum madem siyah saçı neden siyah saçlı olayım ki.Ama tekrar boyanmayı asla kaldıramazdı saçlarım gittiğim tüm kuaförler ağız birliği etmişcesine bunu söyledi bana.O zaman kesin kararımı verdim saçlarımı kurtaracaktım,dahası sadece saçlarıma değil cildime ve ruhuma daha iyi bakmalıydım.Önce ben aynada gördüğüm kızı beğeneyim ki başkalarına ışık saçayım.İşe saçlarımla başladım,o kadar çok saç bakım ürünü kullandım ki aralarında beş kuruş etmeyenler olduğu gibi saçlarımı kurtaran muhteşem ürünlerde oldu,ara ara paylaşıyorum sizlerlede.Hiç aksatmadan tam 11 aydır   düzenli bakım yapıyorum saçlarıma,saç sürekli kullanılan ürünlere alışıyor ve ürün etki etmez oluyor o yüzden sevdiğim ürünleri 2 ay arayla dönüşümlü olarak kullanıyorum.3 ayda bir uçlardan kestiriyorum.Biliyo musunuz saçlarım eski dalgalarına kavuştu,banyo sonraları hiç zorlanmadan tarayabiliyorum saçlarımı,yaza kadar boya sürmeden bakım yapmaya devam.Cildim için de çok fazla ürün de denedim aralarında memnun kaldıklarım vardı elbet ama ben daha etkili bir çözüm istediğim için roaccutane tedavisine başladım 6 haftayı geride bıraktım bile,cildimdeki düzelmeleri fark ettikçe iyiki diyorum bunun içinde.Ruhumu da ihmal etmedim bu arada,beni çok mutsuz eden o iş yerinden kurtuldum,uzun süre daha kötü şartlarda çalışmayı göze alarak hemde.Bu kısım çok karışık hızla geçeyim,Haksızlığa sessiz kalmayan mevla çok daha iyi bir iş yeri nasip etti bana.Bu arada özel hayatımda da vardı negatif enerjileri ve kıskançlıklarıyla hatta hiç korkmadan savurdukları iftiralarla beni üzen insanlar.(Hangimizin etrafında yokki böyle insanlar)Bu insanlar o kadar çok zarar veriyordu ki ruhuma.Hiç bir iyi niyetli girişimim durduramıyodu içlerindeki kötülük etme isteğini,şükürler olsun ki artık çook uzaklardalar umarım orada çok mutlu olurlar.

            İşte böyle sevgili dostlar,kendinize ve hayatınıza sahip çıkın.Kendinizi ihmal etmeyin,güzel beslenin,arada süslenin,iyi uyuyun.En önemlisi ruhunuzu içten içe sömüren,üzülmenize sebep olan ve asla değişmeye gönlü olmayan kim varsa çıkarın atın,dünya üç günlük mekanımız,zaman dar üzülmekle geçmemeli sayılı günler.Bencillik değil bunun adı kendini sevmek,değer vermek.Yapılan araştırmalara göre meme kanseri en sık fedakar kadınlar arasında görülüyormuş,bunları neden mi yazdım hüzünlü ve kendini sevmekten vazgeçmiş çok kadın var çevremde.Mevsimsel değişiklikler hepimizin ruh halini derinden etkilemeye başlamışken antidepresan gülümsemesine ihtiyaç duymayalım diye.Siz bana iyi geliyorsunuz bende size iyi gelebiliyorsam ne mutlu bana,hoşçakalın.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...