BUSE.

   – Madem yaşadıklarını yazıyorsun benim hikaye mi de yazar mısın ? dedi artık buz gibi olmuş çayından bi yudum alarak. Cevaplamadım önce sonra aklımdan geçeni olduğu gibi söylemenin en doğrusu olduğuna karar verdim.Bunca zaman sonra beni aramasına şaşırmıştım ve her şeyi bir kenara bırak hiç bir şey söylemeden beni öylece hayatından çıkartmış olmasını hazmedemiyordum.  

 – Neden aramalarıma cevap vermedin ? Neden beni ve seni seven herkesi kendinden uzaklaştırmaya çalıştın ?

 Gözleri doldu her zaman ki gibi,ama bu sefer göz yaşları karşısında yumuşamayacaktım,beni aradığı gün karar vermiştim buna.

  – Biliyo musun bana ağır depresyon tanısı kondu dedi göz yaşlarını silerken

  Geçmiş olsun dedim neden diye sormak gereği duymadan çünkü sebebini tahmin etmek zor değildi.Bu kızın hayatında kötüye giden ne varsa hepsinin sebebi  O adamdı.

   O ağlamaya devam ederken karşımda, bense artık yaşından çok daha yaşlı görünen arkadaşımı inceliyordum.Tanışmamızın üzerinden geçen dokuz yıl çok şey almıştı Ondan.En iyisi kendisi de bunu istediğine göre ben olayı size en başından anlatayım.

 2006 Yılında hazırlık sınıfında tanıştık Onunla.Sınıfta her bölümden öğrenci vardı ben ebelik o gazetecilik okuyacaktık gelecek sene.Açık sarı uzun dümdüz saçlarıyla sınıfa adımını atar atmaz dikkatini çekti herkesin,saçlarının yanında uzun boyu da fark edilir kılıyordu onu şüpesiz.Beyaz teni ve mavi gözleriyse ona avrupai bir hava katıyordu.Güzeldi kısaca kız erkek herkesin dikkatini çekecek kadar hemde.Kısa bir süre sonra tanıştık,kaynaştık ve iki yakın arkadaş olduk zamanla. Harika bir hayatı vardı,anne tarafı göçmen baba tarafı izmirliydi,okula kendi arabasıyla gider gelirdi ve o sıcacık enerjisiyle tanıştığı herkese kendini sevdirirdi.Bense sakinliği,sadeliği ve mütevaziliğiyle hiç kimselere benzemeyen bu arkadaşımı kardeşim gibi çok ama çok severdim. ( Adını yazamayacağım,ona yakıştırdığım bir adla bahsedeceğim Ondan Buse ) .Buse ailesinin tek çocuğuydu annesi babası da en az kendisi kadar tatlı olan arkadaşımın hayatı  bir gece de değişti,hikayenin bir kısmına şahidim bir kısmınıysa onun anlattıkları doğrultusunda yazacağım.  

           Bizim o yıllarda hep gittiğimiz bir yer vardı,canlı müzik uygun fiyatlı içecekleriyle tam bir öğrenci mekanı.Bir cuma akşamı sınıftan başka arkadaşlarımızla birlikte Oraya gittik yine ve o gece kendi de dahil hiç birimiz busenin kaderinin değişeceğini bilemezdik.

         Biz ne içeceğimize karar verebilmek için menüyü incelerken verdikleri mola süresi dolan grup tekrar sahnede yerlerini alıyorlardı.Siparişlerimizi verdikten sonra kendi aramızda laflamaya daldık,o sıra solist bir şarkı söylemeye başlamıştı ki çocuğun kadifeyi andıran sesiyle biz dahil herkes konuşmayı kesti ve tüm dikkatini sahneye verdi.Şarkı bittiğinde mekanı alkışlarımızla doldurmuştuk. Herkes onu alkışlarken adını sonradan öğrendiğimiz solist gözlerini sadece bir kişiye dikmiş ortamda sadece O varmışcasına söylüyordu yeni şarkısını,tahmin ettiğiniz gibi Buseye ve yeni şarkı oldukça manidardı,Soner Arıca deniz gözlüm benim…

    Ortamdaki enerjiyi aşkla bir şekilde yolu kesişmiş herkes algılıyordu,buse de maviş gözlerini dikmiş herkesin hayranlıkla izlediği ama Onun ilgisinin yalnızca kendisi üzeride toplanmış  olduğu Çocuğa bakıyordu.Aralarında gerçekten yoğun bir duygu akışı vardı,Sonradan adlarını güvercin koyacağımız solistin tam önündeki masaya dizilmiş kız grubunun fertleri tek tek arka masaya  bakıp solistin kime bakarak şarkı söylediğini çözmeye çalışıyorlardı.Güvercin tayfası Buseyi gören çoğu hemcinsimizin yaptığı gibi kızı kıskanarak süzüyorlardı ama busenin tüm dikkati adının mehmet olduğunu öğrendiğimiz solistin üzerindeydi,sanki dünyadan kopmuştu. Üst üste gelen romantik aşk şarkıları ve bakışmaları neticesinde tahmin edecebileceğiniz gibi tanıştılar o gece.Çok kısa bir süre sonrada sevgili oldular.İzmirliler ve izmirde yaşamış olanlar bilir küçük parkı.Yanyana bir çok kafenin dizildiği bir sokak vardır,tüm öğrenciler akşamları orada oturur,çayını kahvesini içerken sohbet eder.İşte yüzlerce öğrencinin takıldığı küçük parkta O ikisi yürürken çoğu kişi kafasını kaldırır onları incelerdi.Aralarındaki yoğun aşk ve muhteşem  görünümleri herkesin ilgisini çekiyordu,busenin avrupai güzelliğinin yanında mehmet esmer uzun boylu ve oldukça yapılıydı.Fiziksel anlamda harika bir uyum yakalamışlar ama bu uyum karekterlerinde yokmuş sonradan öğrendiğime göre.İlk aylar hissettiği yoğun aşkla buse herkesden elini eteğini çekmiş sade ve sadece mehmetle oluyordu,onu yalnızca okulda görüyorduk ve mutluluğunu görmek bize yetiyordu.Gerçekten filmlerdeki,kitaplardaki gibi bir aşk yaşıyordu.Bu üstün özellikli kıza da böylesi bir aşk yakışırdı zaten.Gözlerinin içi parlıyordu aşkını anlatırken ve sürekli özür diliyordu bize zaman ayıramadığı için.Böyle böyle bir kaç ay daha geçmişti ki buse bir gün ağlamaktan gözleri şişmiş halde girdi sınıfa.Herkes başına üşüştü kızın bir anda.Konuşmak istemediği için tersledi kalabalığı ,içimden sağlıkla ilgili kötü birşey olmaması için dua ederek ayrıldım yanından bende.Dersde mesaj atmış bana çıkışta bir yere gidelim mi diye ? Tamam diyip mesajı yollarken çaktırmadan ona göz attım,çok kötü görünüyordu.

 Ders çıkışı küçük parka gittik,yol boyunca ne ben ona ne oldu diye sordum ne de o neler olduğunu anlattı,en sevdiğimiz kafeye gittik her zamanki gibi çay söyledik ve ben yanına çantamdan hiç ayırmadığım fıstıklı çikolatamı çıkarttım.Biliyordum çay çikolata hep iyi gelir dertlere.Ben belki anlatmak istemiyordur diyerek başka başka şeylerden bahsederken o doğrudan konuya girdi.

      – Ayrıldık,kesin olarak bitti dedi tırnak etini kopartırken.

   Arkadaşlarımın aşk hikayelerini dinleye dinleye aşina olmuştum artık biliyordum gerçek aşklar öyle hemen bitti diyince bitmezdi. Buseninkininde öyle olmasını umut ederek sordum – neden peki ?

      – Vurdu bana dedi iyice kısılmıştı sesi. Dondum bir an ne söyleyeceğimi bilemeden bakakaldım.Sebep başka bir şey olsa klasik cümlemi söyler,barışmaları yönündeki temennilerimi iletirdim,ama şiddetin hiç bir türlüsü kabul edilemezdi,bu kadar büyük bir aşk için bile. Elini tuttum sıcak havaya rağmen oldukça soğuktu ve titriyordu.İçim doldu bir an tutamadım kendimi bende ağlamaya başlayınca O nun göz yaşları daha da şiddetlendi.Yan masalarda ki meraklı bakışlara aldırmadan anlatmaya başladı.

      – Geçen bir akrabamızın düğünü vardı orada giyeceğim kıyafeti beğenmedi,başka bir şey giymemi söyledi ben önce ciddi olduğunu anlamadığım için direttim sonrada iş inada bindi ve o etekle gittim düğüne ve O bunun için vurdu bana.

Kan beynime sıçradı,o an söyleyecek tek şey geliyordu aklıma kurtuldun arkadaşım dedim iyi bir teselli cümlesi olmadığını bilerek.Buse de kurtulduğunu,mehmetin gerçek yüzünü erkenden öğrendiği için şanslı olduğunu söyledi.

 Onu bu zor zamanlarında yalnız bırakmak istemiyordum ya o benle  kalıyordu yada ben onlarda.Günlerimiz okul çıkışı küçük parkta takılarak geçiyordu,buse hep ondan bahsediyordu mehmeti çok ama çok özlüyordu.İlk aşkını ve ilk kalp kırıklığını yaşıyordu.Artık havaların iyice ısındığı bir yaz akşamı yine küçük parkta çay içiyor ve laflıyorduk.Daha doğrusu ben busenin aklını dağıtmak için sürekli ordan burdan konu açıp konuşuyordum.Karşılıklı olarak oturduğumuz masa da ben yolu gören taraftaydım ve elinde yüzlerce gülden oluşan kocaman bir buketle ve sırtındaki gitarıyla gelen mehmeti görünce ağzım açık bakakaldım o yana.Mehmeti o haliyle  gören küçük park ahalisi dikkatini ona vermiş herkes pür dikkat bu yakışıklı adamın hangi kızın yanına gideceğini izliyordu.Busenin yola arkası dönük olduğu için olan bitenden habersiz çayını yudumluyordu.Mehmet bulunduğumuz kafeye geldiğinde hala ağzımı açıp buseye tek kelime edemedim,çünkü bende gerçekten şoktaydım. Mehmet masamıza gelmiş busenin önünde diz çöküp Soner arıca dan seviyorum seni şarkısını söylemeye başlamıştı.

 Seviyorum deli gibi seviyorum
Gözlerinden yol aldım yürüyorum
Yokluğuna alışmayı düşünemem
Ölüm olur ayrılığın biliyorum

   Şarkı bittiğinde herkes coşkuyla adeta masal kahramanlarını andıran bu ikiliyi alkışlıyordu,aslında bende alkışlamak istiyor ama ayrılık sebeplerini bildiğim içinde bir yanım buruk izliyordum karşımda gerçekleşen muhteşem sahneyi.Mehmet elindeki kocaman gül buketini verirken yüksek sesle 
– Özür dilerim dedi,affet beni.
     Yan masalardan gelen alkış sesleri şaşkınlığını daha da arttırmıştı busenin,karşısında deliler gibi aşık olduğu adam diz çökmüş özür diliyordu.Ağlamaya başlamıştı sarsıla sarsıla ağlıyordu,müdahil olamadığım manzarayı bir aşk filmini en ön sıradan izliyormuşcasına gözümü kırpmadan izliyordum.Mehmet hiç bir şey söylemesine fırsat vermedi,sarıldı busenin beline.Busede omzuna koyduğu başını kaldırmadan ağlamaya devam etti.Ben dahil etraftaki kadınların çoğu ağlamıştı,bir an yan masalardaki kızlara baktım.Eminim çoğu busenin çok şanslı olduğunu düşünüyordu.Yani ben dışarıdan baksam bu olaya kızın çok şanslı olduğunu,bu kadar yakışıklı ve romantik bir çocuğu kendisine aşık ettiği için çok mutlu olduğunu zannederdim.Ama bazen gerçek dışarıdan göründüğünden çok farklı olabiliyor.Bence busenin hayatta ki en büyük şanssızlığı Mehmetti.

O günden sonra buseyle sadece bir kaç kez mesajlaştık.Bir hafta okula gelmedi,birlikte çeşmeye gitmişler,baş başaymışlar ve çok mutluymuş.Sevindim Onun adına ama ya tekrarlarsa mehmet bu tokat olayını diye endişeleniyordum bir yandan da.Tatil dönüşü mutlu görünüyordu,aslında onu çokta fazla göremiyorduk zaten final zamanı geldiği için çok ders işlenmiyordu artık.Finaller sonrasında ben istanbula döneceğim için gitmeden onu görmek istedim.Yine küçük parkta buluştuk, bu sefer bir önceki buluşmamızdan çok farklı görünüyordu.Gözlerinin içi gülüyordu,mutluluk bu kızı daha da güzelleştirmişti.O tokat olayını hiç açmamaya gayret ederek,aralarının nasıl olduğunu sordum.

                – Hayatıma senden önce yüzlerce kadın girdi ama ben hiç kimseyi bu kadar sevmemişim,ben artık sensiz yaşayamam.

 Demiş mehmet,çok pişmanmış bir daha asla böyle bir şey tekrarlanmayacakmış,buse de  buna izin vermezmiş zaten.İnşallah dedim içimden tekrarlanmaması için dua ederek. – Ne zaman döneceksin istanbula ? Gitmeden bir akşam mehmeti dinlemeye gel dedi.Hemen kabul ettim,çünkü ikisini gözlemlemek istiyordum,mehmetin buseye gerçekten iyi davrandığını gözlerimle görmek istiyordum.Belki bir sürü kardeşim olduğundan kendimi busenin de ablası gibi hissediyordum,belki de busenin insanın kalbinde merhamet uyandıran o naif görüntüsü yüzünden korumak istiyordum bu kızı.Üzülmesin istiyordum.Cumartesi akşamı için sözleştik,o akşam buse yurttan aldı beni.Beyaz dantel bir elbise giymiş saçlarını maşalamıştı,tıpkı gelin gibi olmuşsun dedim.-Güzel olmam lazım dilek,mehmete asılan kız çok.Gerçi o bakmıyor kimseye ama,ne bilim işte kıskanıyorum  dedi parmaklarını pıt pıt direksiyona vurarak.

 – O seni kıskansın sen niye onu kıskanıyosun dedim,stresten sürekli kıpırdattığı parmaklarına bakmamaya çalışıyordum.

 – Çok seviyorum ben onu ya,gün geçtikçe alışacağıma,gün geçtikçe azalacağına artıyor sanki aşkım.

Cevap vermedim bir yandan mutluluğuyla mutlu oluyordum bir yandan da o çocuğa güvenemiyordum.Hani yazmak çok doğru olmayacak ama mehmet  pislik gibi gelirdi bana,sanki efendi dediğimiz o adamlardan değildi,fırlama da değil anlatmak istediğim sanki bu çocuğun içinde karanlık biri vardı.Varmış,doğru hissetmişim bunu da anlatacağım ama sonra.

      Mekana gittiğimizde buse solistin sevgilisi kontejyanından sahneye en yakın masayı ayarlamıştı.Güvercinler ( mehmeti kesmek için her hafta mekana giden kız gurubu ) arka masaya kalmıştı bu sefer.Bazı kadınlar sevgilisi olan erkeklerle daha çok ilgileniyor sanki.Mehmet sahneye çıktığında güvercinler avuçlarını patlatırcasına alkışladılar.Buse döndü sinirli sinirli baktı onlara,mehmetse sadece buseye bakıyordu.Üzerine giydiği beyaz tişörtü esmer tenine yakışmış,kaslı kollarını sarmıştı.Ben o tokat olayından sonra her ne kadar ondan nefret etsem de buse adeta tapıyordu sevgilisine.Gözünü kırpmadan izliyordu ilahlaştırdığı sevgilisini.Mehmetse Allah için bakmıyordu sahnenin önünde kendini parçalarcasına dans eden memeleri kafam kadar olan esmer kıvırcık saçlı kıza ve de diğerlerine.Kısa bir ara verdi sahnedeki grup.Mehmet masamıza gelip onca kıskanç kız bakışına aldırmadan öptü buseyi dudaklarından.Bana hoşgeldin diyip hoş beş ettikten sonra onlar sigara içmek için dışarı çıktılar.Bende tuvalete gittim,kapıda kuyruk vardı.Yüzlerine artık aşina olduğum güvercin grubunun kızları buseye olan kıskançlıklarından bana bile dövcekmiş gibi bakıyolardı. Ellerimi yıkadım,tam çıkarken buse de geldi.- Ben içeri geçtim.O sıra verdikleri mola bitmiş mehmetler sahneye çıkmaya hazırlanıyorlardı.Mehmet busenin yanımda olmadığını görünce masaya eğildi zor duyacağım bir sesle kulağıma – Bu gece buseye evlenme teklif edicem dedi. O kadar şaşırdım ki henüz birbirlerini çok az tanıyorlardı,çok erken değil miydi,hem daha yeni barışmışlardı.Bunların hepsi aklımdan hızla geçerken busenin buna çok ama çok mutlu olacağını düşündüm.

Ardı ardına bir sürü güzel şarkı söyledi mehmet,o çocuğun sesi nasıl yumuşacıktı öyle,kadife gibi.Soner arıcanın bir şiiri var,adı biz.Bilir misiniz bilmem ? Mehmet o şiirin bir kısmını okumaya başladı.Ortam o kadar sessizdi ki bir mehmetin bir de gitarının sesi geliyordu.

Ne acıdan, ne kayıptan
Korkmadık ki hiç biz
Ne kavgalar atlattık ta
Yılmadık ki bir gün
Üstüne gittik sevdanın
Yenilmedik ki
Kimsenin duygusundan
Çalmadık biz

Başkasının oyununu bozmadık biz
Bu dünyanın uyumunu bozmadık biz

Şiir bitti,mehmet garson arkadaşının getirdiği gülleri busenin başından aşağı dökerken sahnede evlenme teklif etti.Buse hüngür hüngür ağlarken kuş gibi titriyordu bir yandan da.Barda ki kalabalık film izler gibi izledikleri bu sahneye alkışlayarak coşku katıyordu.Buse ağlayarak cevapladı sevgilisini.-EVET.

O geceden sonra buse artık istemediği bir çok şeye de evet derken buldu kendini,ve eğer busenin bitişine bir başlangıç bulmak gerekirse bu kesinlikle O geceydi

 O geceden kısa bir süre sonra ben yaz tatili için ailemin yanına istanbula döndüm.Buseyle ara sıra yaptığımız telefon konuşmaları dışında pek irtibatımız olmuyordu bir de facebookta paylaştığı tatil fotoğrafları vardı tabiki.Mutlu görünüyorlardı,mehmetin işi gereği yazları hep tatil beldelerindeydiler  ben o zamanlar busenin ailesinin rızasının olduğunu sanıyordum.Yokmuş sonradan öğrendiğime göre.Neyse hikayelerinin burdan sonrasını ben pek bilmiyorum,buse ne anlattıysa o.En iyisi kendi ağzından yazmak gerisini.

Temmuz ortasıydı sanırım kuşadasındaki bar anlaşmayı feshetti ve biz apar topar oradan ayrılmak zorunda kaldık.Neyse ki mehmetin çevresi genişti ve bu sefer çeşmede bir yerle anlaştı.Şartları kuşadasından daha iyiydi,en azından kalacağımız yer bu sefer pansiyon değil otel olacaktı.Ailem henüz mehmeti ve ailesini tanımadıkları için Onunla kalmamdan son derece rahatsız olsa da kıyamıyorlardı bana.( Buse ailesinin tek çocuğu,anne babası uzun yıllar evlat sahibi olamadıkları için buseye karşı son derece toleranslıydılar.)Çeşmede ki barın ortamı pek iyi değildi,ve ödemeyi maalesef günlük yapmıyolardı.Bazen ödemeyi o kadar geciktiriyorlardı ki mehmet çok sinirleniyordu ve o zamanlarda tüm harcamalarımızı ben karşılıyordum.Fakat bu durum çok sıklaşmaya başladı,artık yaptığım harcamanın hesabını yapamıyordum.Birde barın ortamı pek iyi değil diye akşamları beni yanında götürmüyordu.Ailemde bir yandan baskı yaptıkça en iyisi sen bu haftasonu ailenin yanına git diyerek beni gönderdi.Ailem gerçekten çok ısrarcı olduğu için aklım mehmette kalarak döndüm izmire.Annem bana çok kızmıştı babam da öyle.Geri gitmeme izin vermiyolardı ama aklım oradayken ben izmirde de kalamazdım.Yalvar yakar annemi razı ettim,tamam birlikte gidelim biz ikimiz senle başka bir yerde kalalım hem mehmeti de tanırsıın dedim.Annem kabul etti gönülsüz olsa da.Neyse mehmet ailemin izin vermediğini zannediyordu,geleceğimden habersizdi ve ben süpriz olsun diye o güne kadar haber vermedim.Annemle birlikte mehmetin kaldığı otele gittik.Anneme sen lobide otur ben haber vericem ona diyip odasına çıktım.Gündüzleri çalışmadığı için otelde olduğuna yüzde yüz emindim.Tahmin ettiğim gibi odadaydı,beni karşısında görünce çok şaşırıp sevineceğini zannetsem de gördüğüne pek memnun olmuşa benzemiyordu.Hoşgeldin diyip arkasını döndü,ailemle ettiğimiz o tartışmaların neticesinde gelebilmiştim yanına,çok daha sıcak bir karşılanma bekliyordum.Ben kapıda bunları düşünürken o çoktan yatağa uzanmış kaldığı yerden uykusuna devam etmeye çalışıyordu.Moralim bozuldu,ağzımı açıp sitem etmeye hazırlanırken özlemim ağır bastı,bu anı kapris yaparak geçirmek istemedim.Yanına uzandım ve sarıldım aynı sıcaklığı bulamamak içimi burktu.Yanından ayrılalı henüz 10 gün anca olmuştu,ne değişti de bu kadar soğudu diye düşündüm ağlamamaya çalışarak.Çünkü göz yaşlarını silah olarak kullandığımı düşündüğü için sinirlenirdi ben ağlayınca.Ne silahı insanın özü ağlamadan gözü ağlar mı ?

 Aşkım seni çok özledim dedim sol yanağını okşarken,elimi yavaşça yanağından çekti.Cevap vermedi.İçime kötü bir his çöreklendi ve o his onunla geçirdiğim yıllarda hep benimleydi.

      -Annemle geldik,aşağıda hadi hazırlan da yanına inelim -dememle yatakta doğrulması bir oldu.-Bana sakın emir vaki yapma,ne demek annem aşağıda? Sordun mu bana annemle tanışmak istiyor musun diye ?

        Sesi çok yüksek çıkıyordu,hayatımda daha önce hiç kimsenin benimle bu kadar yüksek sesle konuştuğunu hatırlamıyordum.Gözlerim doldu ama ona göstermemeye çalıştım.

     – ağlama,mızmızlığını çekemem senin,ne bok yemeğe bana sormadan geldin bide anasını getirmiş benimle tanıştıracakmış,işten çıkarıldım cebimde beş kuruş yok,ananı neyle ağırlıcam ben ?

  O kadar çok bağırıyordu ki ama ben nedense az önceki kadar kötü hissetmiyordum kendimi.Demek işten çıkarıldığı için sinirlenmiş bana değilmiş kızgınlığı diye içten içe mutlu bile oldum diyebilirim.Çantamı açtım cüzdanımda ne kadar para verse mehmete uzattım.        

           – Al aşkım,haklısın haber vermeden annemle birlikte gelmemeliydim ama annemler buraya tekrar yalnız gelmeme izin vermedi.Bende mecburen onu da getirdim.

    Mehmetin siniri geçmeye başlamıştı,artık bağırmıyordu,sanırım bana bu kadar çok kızdığı için pişman olmuştu yani ben o zamanlar öyle sanıyordum.

       – Kusura bakma,sen gittikten 3 gün sonra barda sorun çıktı ben de işi bıraktım.( bana işten çıkarıldığını söylemişti az önce,yalanını fark ettiğimi ona hissettirmemeye çalıştım ) Param da içerde kaldı,otelin parasını bile ödeyemedim dedi gözlerini benden kaçırarak.

   İçim yine şefkatle dolmuştu,boynuna sarıldım

        – Habersiz geldiğim için asıl ben özür dilerim dedim .

        Sarılıp barıştık ve annemin yanına inmek için odadan ayrıldık ve ben o günden sonra mehmet sinirlenmesin diye kendimi sürekli ona para vererek yatıştırmaya çalışırken buldum.

 ( Yaz tatili dönüşü,artık aynı sınıfta da olmadığımız için buseyi eskisi kadar sık göremiyordum.Defalarca arayıp görüşmek istediğimde de bahaneler buluyordu.Ara sıra yaptığımız görüşmelerin hiç birinde ise bu olumsuzluklardan bahsetmiyodu,meğer o zamanlar mehmet ailesi de dahil olmak üzere buseyi herkesten uzaklaştırmaya çalışmış çünkü kızı kullandığının başkaları tarafından anlaşılacağından korktuğunu düşünüyorum.Buse senelerce o adama para yedirmiş ve mehmet buseden çaldıklarını başkalarıyla harcamış.Demek ki en yakın arkadaşlarımızın bile kimseye paylaşamadığı sırları oluyor,bilmek müdahale etmek isterdim.İşler bu kadar kötüleşmeden yardım edebilmek isterdim,ama bu busenin kaderi ve kendi seçimleri ve tercihleri onu bugün içinde bulunduğu hale getirdi.)

Birbirine aşık iki insan arasındaki bağ bir kere zayıflamaya başladığında tekrar eskisi gibi olmuyormuş demek ki.İlişkimizin artık ikinci yılı doluyordu,eskisi kadar sık görüşemiyorduk bu arada söylemeyi unuttum mehmette öğrenciydi ama sürekli devamsızlık yaptığı için okulla pek bağı yok gibiydi.Onunlayken kimseye ihtiyaç duymuyordum,arkadaş,aile ve sevgili olarak o yetiyordu bana.Zaten çok kıskanç olduğu için istesem bile başkalarına vakit ayırmam mümkün olmuyordu bir keresinde sırf gece bir arkadaşımla telefonda konuştuğum için kavga ettik ama ne kavga,günlerce küs kaldık ve ilk buluşmamızda yine öfkesine yenilip beni itti.İttiği için canım yanmadı ama bu bana uyguladığı ikinci şiddetti.Sonra üçüncü ve dördüncü de geldi ve bir zaman sonra ben gazetelerin üçüncü sayfalarında haberlerini okuduğum kadınlardan biri gibi hissetmeye başladım kendimi.Bir de sanki beni beğenmiyordu artık,kendi arkadaş çevresinde benim üzerimden espiriler yaparak komik olmaya çalışıyordu ben o zamanlar benden sıkılmaya başladığını düşünüyordum ve görüşmelerimize biraz ara vermeye çalıştığımda da (ki bu benim için gerçekten çok zor oluyordu) Beni onu aldatmakla,başkasını bulmuş olmakla,kaşarlıkla suçluyordu evet bana çok kolay bir şekilde bir erkeğin sevdiğine söyleyemeyeceği lafları söylüyordu.Ailemle aram çok kötüydü,annem mehmetle ilk tanıştığında ondan hiç hoşlanmamıştı,babam da tanışmak istedi ama mehmet -bu ne yaa aman ne meraklı sizinkilerde seni baş göz etmeye,yok kızım gelemiyorum ben böyle sıkıntılı işlere- diyip reddetti.Ne zaman bu konuyu açsam benzer tepkilerle geçiştirdi.İnsan bir zamanlar kendisini sevmiş bir erkeğin onu sevmemesine tahammül edemiyor,kimle konuşsam bana bu çocuk seni sevmiyor kullanıyor diyor o yüzden artık kimseyle konuşmuyordum mehmeti.Bende fark ediyordum ondaki değişikliği ama kabullenemiyordum,kendimce onu haklı çıkaracak bahaneler bulabiliyordum.Sen çok güzelsin ne mehmetler gelir,gider diyolardı bana ama ben erkeksizlikten değil mehmetsizlikten korkuyordum,hayatta ki tek bağımlılığımdı o benim.He bu arada bir iki arkadaşım bana mehmeti başkalarıyla gördüğünü söylemişti,elbette inanmadım o kızlara bana göre kıskanıyorlardı bizi.Ama uzun zamanlar beni aramaması,aramalarıma cevap vermeyişi,ya çok sıkıldım biraz ayrı takılalım demesi şüpelendiriyordu da beni.Bazen gerçek gün gibi ortadadır ama insan olmasını istediği gibi görür ya herşeyi öyleydi o zamanlar benim için hayat.Baskın yapar gibi zırt pırt gelme bara dediği için akşamları da göremiyordum onu ve bir gün evine gideyim dedim.Gündüzleri okula da gitmediği için evde olacağını düşünüyodum.Eve gittim kapıyı ev arkadaşı açtı,çocuk leş gibi görünüyodu.Mehmet içerde mi dedim yok dedi.Müsaitsen senle konuşmak istiyorum dedim,kabul etti.Aslında sevmiyordum bu çocuğu hiç,-her ayak var bunda derdi mehmet-ama çaresizlik insana her yolu denetir ya ev arkadaşı olduğu için mehmet hakkında konuşabileceğim tek kişiydi.Bana hiç sormadan kalktı kendine kahve yaptı,bi yandan da ağzının kenarına iliştirdiği sigarasıyla beni süzmeye başladı.Ağzını eğercesine gülümseyip eeee dedi.Bende mehmetle olan durumumuzdan,aramızdaki soğukluktan falan bahsettim bir de şu başka kızlar hakkında duyduklarımdan.Var mı gerçekten başka biri dememle onun gülmesi bir oldu.Ya kızım neyin kafasını yaşıyorsun,sıkmayın birbirinizi bu kadar,evli misiniz,üç çocuğunun babası mı o senin ? Sinirden ellerim titrer düşündükçe hala.Sesimi çıkarmadım ama bu çocukla konuştuğuma da bin pişman oldum.Sonra bu salak benim yanıma geldi ki bence o çocuk madde kullanıyordu çünkü bakışları tuhaftı,sanki kafası gidik gibi.Hayatımda ilk defa bir erkekten korktum gerçekten bana zarar vereceğinden korktum yapmadı,saldırmadı ama bunu ima eden şeyler söyledi.Ayaklarımın bağı çözüldü o an sanki,hızla çıktım evden.Mehmeti aradım açmadı defalarca aramama rağmen geri dönmedi ve en sonunda mesaj atmaya karar verdim.-Ev arkadaşın bana dokunmaya çalıştı-yazıp yolladım.Çok etkili olacağını zannediyordum hemen arayıp nerde olduğumu soracak zannediyordum.Yine cevap gelmedi.Ben ağlaya ağlaya evime gittim,olanlardan kimseye bahsetmedim,uyuyakalmışım sonra telefonumun sesiyle uyandım.Arayan mehmetti,ekranda onun aradığını görünce gözlerim doldu ve ağlayarak konuşmaya başladım.Tepkisi o kadar soğuktu ki,sanki bana inanmadı,dikkatini çekmek için uydurduğum bir şey olduğunu sandı.Bende o güne kadar hiç ağzıma almadığım lafları saymaya başladım.

-Sen erkek misin,Allah belanı versin senin diyip- kapadım telefonu.O gün kesin kararımı verdim,ne olursa olsun ayrılacaktım ondan.Aşk yüzünden ölen ilk kişi ben olmam ya dedim içimden,keşke kendime verdiğim sözü tutabilseydim.Keşke kararımın arkasında durabilseydim.Yaşadıklarım yaşayacaklarımın yanında çok küçükmüş keşke bunu bilebilseydim.

İnsan en büyük kötülüğü kendine yapıyormuş ve ben kendimin en büyük düşmanıymışım.Ayrılık kararını verdikten sonra hiç çıkmadım evden,telefonumu kapattım.Annemle babam,düşündükçe en çok onlara içim yanıyor.Ben acı çektikçe onlar da mahvoluyolardı,bide geç anne baba oldukları için yaşlıydılar.Onlara verdiğim zarar için kendimden ömür boyu nefret edicem.Neden mi ? Çünkü dayanamadım yine affettim onu.Allah benim belamı da verdi zaten.  47 gün boyunca kapalı tuttuğum telefonu açtım ve dayanadım kalktım çalıştığı bara gittim.Daha başlamamıştı sahnesi.Arkada kolonların olduğu bir masaya geçtim oturdum ama geldiğimi haber vermiştir kesin arkadaşları çünkü sahneye çıkar çıkmaz aranmaya başladı gözleri,biliyordum beni bulmaya çalışıyordu.Çok uğraştırmadım,sandalyemi kolonun arkasından görünür bir yere çektim.Size çok aptalca geliyor dimi yaptıklarım ? Şimdi düşündükçe bana da öyle geliyor ama aşıktım ben ona,hayatımda ilk defa yaşadım ben o duyguyu onunla.Bir kerecik aşık olmuş herkes beni anlar,ne yaparsam yapayım hiç engel olamadım kendime de ona da.

O kadar yakışıklıydı ki,Onu O kadar özlemiştim ki.İnanır mısınız ortamdaki ağır içki kokusuna rağmen aradaki o kadar insan kalabalığına rağmen ben onun kokusunu duyuyordum,yine en sevdiğim beyaz tişörtünü giymiş yine kirli sakallı yine kadife sesli.Karşısında ağlamak istemedim kendime rakı söyledim,ilk defa kendi başıma o gece içtim.Ben bir kere aşık oldum ve onu kaybettim daha ne kaybedebilirim ki dedim.Ama kaybedeceklerimin yanında aşk neymiş ki ? Bir şarkı var bende ilk kez o gece MEHMET ten dinledim hiç dinlemediyseniz açın dinleyin.Ferdi Özbeğen sevda.

Arkada çalan arkadaşlarını susturmuş sadece gitarıyla kendi söyledi o gece o şarkıyı hemde bana bakarak.İnsan aşıkken herşeyden bir anlam çıkarır ya,bende o gece o şarkıdan onunda bana hala aşık olduğu sonucunu çıkardım,biraz da rakının etkisiyle arttı duygusallığım.Ne yaptığımı çokta düşünmeden kalktım yerimden sahneye gitttim o şarkı söylerken sarıldım boynuna.O da şaşırttı beni belimden sarıldı.Millete gösteri oldu benim duygusallığım,ıslık çaldılar alkışladılar.Ben ona sarılınca dünya hiç umrumda olmazdı yine öyle oldu.Mehmet kısa bir mola dedi çıktık bardan sarılarak.Ağlama ,bende çok özledim seni,çok pişmanım dedi.Aşık bir kadın daha ne isteyebilir ki ?

O gece o kadar kendime dalmışım ki annemin babamın meraktan öleceği aklıma bile gelmedi.Beni defalarca aramışlar,hastaneleri dolaşmışlar,karakola gitmişler.Sabahında ben eve döndüğümde sanki on yaş yaşlanmış gibiydiler.Ne hakkım vardı o kadar üzmeye beni bu hayatta gerçekten seven o insanları ? Ama aşıktım işte,insan aşıkken hep böyle aptal mı olur yoksa bu hal bana mı özeldi bilmiyorum.O gece bardan çıkınca mehmetin evine gittik,kavga etmişler ev arkadaşıyla o gün benim mesajımdan sonra halbuki ben umursamadığını sanıyordum. Ben kustum biraz,elimi yüzümü yıkadı.Bana çorba yaptı ve sıkıca sarıldı.Özlemişti oda beni seviyordu işte.Aşık bir kadın daha ne isteyebilir ki ?

Ailesiyle ilgili problemleri varmış,maddi sıkıntı çekiyormuş,okul uzamış.Ben o kadar kendimle ilgiliymişim ki o dönem onun sıkıntılarını fark edememişim.Oda ben sormadıkça anlatmak istememiş.Yoksa beni hep çok sevmiş,hiç aldatmamış.Ben o bu sıkıntılarla uğraşırken sürekli ilişkiyi farklı bir yöne çekmeye çalışmışım,babamın karşısına kendini ispat etmeden çıkmak istemiyomuş,hem ailenle tanışmak istiyoruz derse babam ne cevap verecekmiş,onun ailesi benimki gibi değilmiş,ben çok şanslıymışım sürekli hayallerimi ve beni destekleyen sevgi dolu bir ailem varmış.Bana bunları söyledi hemde gözleri dolu doluydu anlatırken.İnandım tabi ki.Çünkü zaten inanmaya hazırdım.Ne dese yapmaya hazırdım.İlk defa o gece hayallerinden  o kadar detaylı bahsetti.İlk defa o gece beni hayallerine dahil etti.Albüm çıkarmak istiyormuş bunu aslında tahmin edebiliyordum ,sesi çok güzeldi çok yakışıklıydı eminim başarırdı ama maddi sıkıntısı vardı ve albüm çıkarmak öyle sırtına gitarını al istanbula git kadar kolay olmuyordu,para lazımdı.

O geceden sonra mehmet iyi yönde çok değişti,okula gidip gelmeye başladı.Bana çok ilgiliydi,ve babamla tanışmak istedi.Annem mehmetten hiç hoşlanmasa bile benim gözyaşlarıma hiç dayanamıyordu,Tamam dediler.Akşam yemeğine gelsin,tanışsın babanla da.O gün annemle o kadar çok hazırlık yaptık ki sanki bir ordu adam gelecekmiş gibi çeşit çeşit yemek yaptık.Babam azıcık gergindi,canım babam ben ona ne büyük kötülükler yapmışım bilmeden…

Hikayemin burdan sonrasını anlatmak çok zor benim için,bu aşkın sadece bana değil ailemede verdiği zarar kısmına geldik.

O gece mehmet çok çok efendi ve saygılıydı.Annemin bile kendisiyle ilgili fikrini değiştirdi.Çok açık yürekliydi,babama ailesinden bahsetti.Çocukluğundan bahsetti.Annesiyle babasının aslında evli olmalarına rağmen ayrı yaşadıklarından.Annem de bende ağladık o anlattıkça.Mehmetin o karanlık halinin arkasında mutsuzluk varmış demek.Ne oyuncuymuş ama ne güzel kandırdı bizi.O zavallı insanlarada sevdirdi kendini.Anneme ,babama çok acıyorum.Dedim ya onlara yaptığım kötülük yüzünden hiç affetmicem kendimi.Neyse daha fazla detaya girmicem artık yavaş yavaş bitirmek istiyorum.Mehmet bize bir süre gitti geldi,babam özellikle onu çok ama çok sevdi.Nişanlanmaya karar verdik ,mehmet tüm açık yürekliliğiyle ailesinin arkasında durmadıklarını aslında onun böyle mutlu bir zamanı için bile yan yana gelemediklerini anlattı.Yufka yüreklidir bizimkiler,babam dedi ki artık bi oğlumda sensin benim.Olsun biz hem kız hem erkek tarafı oluruz.Oldular da,mehmete bir anne bir baba oldular.Annem babama  göre hisleri daha kuvvetli bir kadın dedi ki tamam sevelim ama çokta güvenmeyelim.Ama babam ben gibi duygusal ve sömürülmeye açık yufka yürekli bir adam.Off boğazım yumru yumru,ben kendimi nasıl affedebilirim ki ? Artık uzatmadan sadete geleyim.Nişanlılık falan derken biz ciddi ciddi düğün hazırlıkları yapmaya başladık.Zaten sürekli mehmetlerde kaldığım için ailem en azından evlilik adı altında yaşamamızı istiyordu ilişkimizi.Bense ölüyorum onunla evlenmek için.Aşık bir kadın daha ne ister ki? Tüm masrafları babam karşılayacaktı,mehmetin ailesi istemeye bile gelmeyince zaten başka seçenek de kalmıyordu geriye.Mehmet çok sıkıntılı görünüyordu ben o sıkıntılı hallerini bizim karşımızda eziliyor olarak algılıyordum,anneme babama anlattım onlarda ben gibi düşünüyolardı.Zavallı babam o konuşmamızda bana dedi ki kızım insan iyilik yaparken karşısındakini ezmemeli.Hele bir erkeğe maddi konularda çok hassas davranmak gerekir.Öyle yaptık çok hassas davrandık.

Tek çocuk olduğum için ailem tüm birikimini benim için yapmıştı.Evlendiğimizde bide kira ödemeyelim diye bize ev almak istiyolardı,annem bi iki kere busenin üzerine olsun ev dese de babam mehmete ayıp olur,ezip geçmek olur diyodu.Babacım affet beni.

Bize ev almak için hayatları boyunca biriktirdikleri parayı toparladılar üstüne de oldukça yüklü kredi çektiler.Çünkü düğün,eşya,balayı derken yetmiyordu para.Babam herşey benim,bizim gönlümüze göre olsun istiyordu..Mehmet çok üzülüyordu bu duruma,kendini babama karşı çok borçlu ve mahçup hissediyordu.O böyle ezildikçe babam o üzülmesin diye ne yapacağını şaşırıyodu.Kendisi de çok fakir bir aileden geldiğinden kendini mehmetle özdeşleştiriyordu resmen.Bir akşam yemeğimizi yedik çay içerken babam dedi ki annemle bana biz farkında olmadan bu çocuğu eziyoruz sanki ben paranın bir miktarını ona vereyim.Harcamaları o yapsın.Annnem kesinlikle olmaz dedi,annem gerçekten hisleri kuvvetli kadınmış.Ama dinlemedik biz babamla.Anneme karşı içimde bir öfke vardı,ilk defa annemin benim mutluluğumu kıskandığını düşündüm.Kendisi aşk evliliği yapamadığı için daha doğrusu babamı hiç bir zaman babamın onun sevdiği kadar sevemediğ   için benim aşkımı kıskandığını sanıyordum.Ama o sadece beni,bizi korumaya çalışyormuş.Anlayamadm ben o zaman affet annecim.

O gece annemin tüm bağırışlarına rağmen biz babamla karar verdik.Bir kaç gün sonra babam,babacım paranın bir kısmını verdi ona.Mehmet çok utanmış almak istememiş.Ne şerefsizmiş.Zararı sadece bana değil aileme de oldu.Tahmin ettiniz siz bile değil mi ? Ben edememiştim ama,ben bana verdiği tüm  işaretlere rağmen onun şerefsiz olduğunu tahmin edememiştim.İlk zamanlar herşey çok güzeldi ama sanırım eline geçen paranın ona verdiği güven mehmete hayallerini hatırlattı ve bir gün bana haber bile vermeden istanbula gitti.Bana acil bir durum var,ailemle ilgili dedi.Neticede gitti,bir süre sonra telefonununu da değiştirdi.

En çok neye yanıyorum biliyo musunuz ? Aşk yüzünden kaybettiklerime.İnsan kötü ve korkunç şeylerin hep başkalarının başına geldiğini sanır ya.İşte öyleydim ben mehmetten önce.Cennete yaşıyormuşum haberim yokmuş.Ailem birgün bile paranın lafını etmedi,olsun kızım dedi babam Allah bizi beterinden sakındı.Daha beteri ne olabilirdi ki ? Ailemin bir ömür biriktirdikleri gitti,özgüvenim gitti,okula devam edemedim.Ben ondan sonra bırak başkasını sevmeyi tekrar kendimi bile sevemedim.Hayatımda ilk defa ölmek istedim ama sadece annemle babamı daha fazla üzmemek için yapmadım.En çok kendimden çok onlar için üzülüyorum.Hayatları boyunca beni el üstünde tutan benim geleceğim için çalışan bu tertemiz iki insana verdiğim zarar için kendimi asla affedemem.Ama onlar bana hiç sırt çevirmedi hiç terk etmedi beni.Tedavi görüyorum senelerdir sırf onlar mutlu olsun diye.Hikayemi sizinle paylaşma sebebime gelince biliyorum insan aşıkken güvenmek istiyor,teslim olmak istiyor tıpkı benim yaptığım gibi.Güvenin elbette çok mutlu da olun ama sakın benim yaptığım gibi gözlerinizi gerçeklere kapamayın.Size şiddet uygulayabiliyorsa bi adam ona tekrar fırsat vermeyin çünkü merhametsiz bir erkek her kötülüğü yaparmış yaşayarak öğrendim.Paylaşın elbet paranızı ama benim gibi neyiniz varsa vermeyin çünkü gerçek aşkta paylaşım vardır,kullanmak değil.Senelerdir terapistle çalışıyorum ve de ilaç tedavisi görüyorum ama hala mehmetten sonra kendimi sevmeye başlamadım o yüzden birini seviyorsanız sevin ama kendinizden vazgeçecek kadar çok değil.

( Bilmiyorum okurken siz ne hissettiniz ama ben busenin hikayesinden çok çok etkilendim.Gerçekten de insan,kötü şeylerin  hep  uzaklardaki başka insanların başına geldiğini sanır ya.Meğer burnumun dibinde neler yaşanmış yıllarca.Umarım kimse buseyle benzer şeyleri yaşamaz.Bu arada arkadaşımın hikayesini yazmaya başlayınca bir çok mail geldi kendi hikayesini anlatan insanlardan.Elbette ki herkesin hikayesi kendisi için çok özel ve etkileyici ama hepsini yazmam mümkün değil fakat içlerinden birisi sanırım benim eşimde asker olduğu için  beni çok etkiledi sahibi detayları yazarsa bende onun anlattıklarını hikayeleştirip size yazacağım.Eğer sizinde başkalarına anlatacak vede hikayesi yazılacak kadar etkileyici bir aşkınız varsa lütfen bana yazın.Çünkü aşk hikayelerini dinlemek hep ilgimi çekmiştir meğer yazmak da hoşuma gidiyormuş busenin hikayesiyle bende bunu öğrendim.Umarım sizin hikayeniz buseninkinden çok daha güzeldir ve sizin aşkınız mutlu sonla bitenlerdendir.Görüşmek üzere,sevgiyle kalın.)

Bunlar da hoşunuza gidebilir...