Bozcaada mı Gökçeada mı ?

Egenin masmavi berrak denizi mi yoksa Egelilerin sıcacık dostluğu mudur beni ve bir çoğunuzu her yaz Egeye çeken,bilmiyorum.Bildiğim şu ki Ege sularında yüzmeden geçen bir yaz kayıp benim için,hal böyle olunca yeni yerler keşfetmeden,görmeden,gitmeden geçmemeli ömür.2017 Eylül sonunu yaşadığımız şu günlerde havalar hala sıcak ve Ege her zamankinden güzelken gitmek isteyenler için kısa bir Bozcaada,Gökçeada tatillerimden bahsedeyim istiyorum.Ben bir Bozcaada sevdalısıyım ama ikisi karşılaştırmamı isteyen takipçilerim olduğu için objektif bir şekilde yorum yapacağım söz

Önce Bozcaada’dan başlayayım anlatmaya.Vapurdan inip Adaya giriş yaptığınız anda bambaşka bir atmosferde,kendinizi alışık olduğunuz zaman diliminden kopmuş gibi hissediyorsunuz.Pansiyonların çoğu merkezde,fiyatlar üç aşağı beş yukarı 200-400 tl arasında değişiyor ve fiyatlar sezon dışında 150 tl lere de iniyo,çoğunlukla kahvaltı bu fiyatlara dahil oluyor.Öğle ve akşam yemeklerini şehir merkezindeki esnaf lokantalarında yiyebilirsiniz,ama Ada’dan ayrılmadan önce yapılacaklar listesinde bence Meyhaneler sokağında bir akşam Rakı-balık ve muhteşem Ege mezelerini tatmak olabilir.Polente’de ( Bozcaada’nın en uzak köşesi ) gün batımını bir kadeh kırmızı şarap eşliğinde izleyebilir ve o büyülü manzarayı izlerken Dünyanın aslında bir cennet bahçesi olduğunu bile düşünebilir,bir süreliğine Polyannalık taslayabilirsiniz.Eğer Bozcaada’ya gittiyseniz Batık gemiyi görmeli(maalesef yakın zamanda satılacakmış gemi),beylik koyunun upuzun kumsalında kitap okumalı,sonra sıcaktan bunalıp masmavi pırıl pırıl  buz gibi sulara atlayıp bedeninizden çıktığına inanamadığınız coss sesiyle kendinize gelmelisiniz.:::S Akvaryum koyu da güzel ama bence Beylik koyu bambaşka.Eğer aracınız yoksa merkezden meşhur Ayazma plajına giden minibüsler var,ama ben Ayazma plajını çok İstanbulumsu buluyor ve pek tercih etmiyorum.İstanbulumsu demişken Ada’da inanılmaz bir İstanbullu yoğunluğu var ve bu durum hiç hoşuma gitmiyor ( sanki kendisi marslı haspam :S ).

Bozcaada sokaklarının ve duvarlarının güzelliği Hem Rum Evlerinden hemde Cemil Onay hocanın maharetinden,kendisi yıllar önce resim öğretmeni olarak atandığı Bozcaada’nın simgelerinden biri,bu yaz tanışacaktık ama biz  Ada’dan aniden ayrılınca maalesef tanışamadık,seneye inşallah.

Gelelim Gökçeada’ya Deniz aynı deniz su yine güzel ama atmosferi Bozcada’dan çok çok farklı.Belki Ada’ya sonradan gelip yerleşen halkın kültürünün yansıması belki de başka bir şey bilemiyorum ama Gökçeada Bozcaada’dan sonra pek sevimli gelmedi bana Zeytinli Rum köyü ve Efibadem kurabiyesi dışında tabi.Pansiyonlar bölgesinde pansiyonların çoğunluğu ve fiyatla Bozcaada’dan çok daha uygun,ama kahvaltı vermiyor pansiyon sahipleri.Olsun etrafta bir sürü kahvaltı evi ve lokantalar var.

Bana göre Gökçeada’nın en güzel plajı Aydıncık,su pırıl pırıl,bu plaj surf tutkunlarınında uğrak yeri,ama çok kalabalık oluyor benden söylemesi.

Gökçeada’ya ülkemizin en batısı olduğu için Güneş en son burada batar ve incirburnu izlemek için en güzel yer. Homeros’un İlyada Destanı’nı okuyanlar bilirler, Deniz Tanrısı Poseidon’un mekanıdır İmroz Adası, yani Gökçeada. Ama benim mekanım her durum ve şartta Bozcaada

Hangisine gidelim,tavsiyen nedir derseniz benim cevabım belli ama daha sakin bir tatil isteyenler Gökçeada’yı tercih edebilirler.Benden bu kadar bir sonraki yazıda görüşmek üzere,hoşçakalın.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...