Bir Hoşçakala Sığdırdı Beni Yere Göğe Sığdıramadığım

Ne ağır dimi heyecanla söylenen merhabaların tatsız tuzsuz bi hoşçakalla noktalanması.Ayrılık mevsimindeyiz sanki,bi çok arkadaşımdan ayrılık haberi geliyor ardı ardına.Şahit olduğum mutluluk ANlarının artık anı ya dönüşmesi canımı acıtıyor.İştahla anlatılan hayallerin yerini gelecek kaygılarının,yalnızlık korkularının alması ne acı.O el titremesiyle kaydedilen numaraların bi hışımla silinmesi telefon rehberinden.Yeniden bi başına kalmanın zorluğu,yalnız yaşamayı öğrenmenin sıkıntısı,yeni insanları tanıma çabalarının bezginliği çöküyor omuzlara.Nerede bi aşk bitse sıkıntısını yüreğim de hissederim,illa tanıdık bildik insanların olmasına gerek yok,magazinden öğrendiğim ayrılık haberlerine bile içerlerim.Nasıl hızlı tüketiyoruz birbirimizi,koltukmuşçasına o kişi,malımız sınıfına yerleştiriyoruz.Nasıl kimliksizleştiriyoruz kendi düşüncelerimizi dikte ederken.Kendi varlığımızı ispat etmeye çalışırken ,onu yok ettiğimizi hiç umursamadan.Bunları yazarken bi an a gidiyorum,eşim ben ve bi arkadaşımız arabadayız,güzel bi yolculuk.Arkadaşımız yeni tanıştığı aşık olduğu kızı anlatıyor.O kadar mutlu ki,sesinin tınısından bile anlaşılıyor,o gece den kısa bi süre sonra nişanlandılar,bi kaç ay sonra da ayrılık haberleri geldi ve çok kısa bi süre sonra arkadaşımız ayrıldı bu dünyadan.Hiç konuşamadık neden ayrıldıklarını,görüşemedik nasip etmedi Mevla.Nişana katılan arkadaşlarından biri şunu söylemiş eşime,mehmet nişanında oynamak istemiş (çok severdi Rahmetli oynamayı bi harmandalı oynardı ki herkes zevkle izlerdi onu.) Neyse oynamak istemiş o an nişanlısı bi göz hareketiyle durdurmuş onu,izin vermemiş oynamasına.Bu mehmetin bu dünyada gördüğü ilk ve son mürüvvetiydi,ve belki de hayaliydi düğünün de nişanın da oynamak.Yooo yanlış anlamayın amacım dedikodu yapmak,kızı suçlamak falan değil,gelmek istediğim nokta şu aslında,hepimizin kafasında,bilinçaltında küçük yaşta işlenmiş kodlar var.O kızın kodunda belki erkek adam oynamaz vardı bilemiyorum.Öyle yada değil izin vermemiş mehmetin oynamasına ve mehmet hayalini gerçekleştiremeden ayrıldı aramızdan.Bu olayı duyduğumdan beri içerlerim,kimbilir ben hangi isteklerini BEN İSTEMİYORUM diye yok saydım eşimin.Kimbilir kaç kez ertelemek zorunda kaldı hayallerini ben istemiyorum diye.O gün ben bi karar verdim onu hiç değiştirmeden olduğu gibi kabul etmeye.Hayallerine köstek olmak yerine desteklemeye.Eleştirmek yerine yüreklendirmeye.Bi kitapta okumuştum hakkınızı dışarda arayın evde değil diye,artık onunla hak haksızlık savaşına son verdim,ki kadın böyle olunca erkek direnemiyor karşısında.Zaten psikolojik bi anamolisi yoksa erkekeler sevmiyolar,bilmiyolar bu tarz oyunları savaşları.Heee yanlış anlamayın ben demiyorum ki erkek egemen bi toplum olalım,erim ne derse doğrudur başımın üstünde yeri var,aksine şunu söylüyorum.Ne kimliksizleşelim,ne kimliksizleştirelim.Tabiki kendimize has ve eşimize uymayan fikirlerimiz olabilir ama bunu dikte etmeden söyleyelim,kırmayalım gönlünü,yarınlara erteletmeyelim hayallerini,yarınlar olmayabilir onun için.

Gelin şu mübarek günde bi karar verelim,sadece eşimiz için değil tüm ailemiz sevdiklerimiz için daha anlayışlı olmaya çalışalım.Hakkımızı dışarda arayalım,ailemize karşı daha şefkatli olalım,hep bizim dediğimiz olmaz bu dünyada.Kaldı ki bazen bizi çok sevdikleri için evet der sevdiklerimiz isteklerimize,ama imtihan dünyasındayız ya başka yerde mesela isyerinde olmaz isteklerimiz ve biz böylece her şeyin hükmedicisi olamayacağımızı öğreniriz.Her şeye gücü yeten dilediğine dilediği hayatı yaşatma gücünü elinde tutan mevla,bu güzel cuma gününde kendiniz ve sevdikleriniz için ne istiyorsanız daha güzel bir surette versin size,hepimize,bugün dualarınızda olmak dileğiyle hoşçakalın.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...