Bebekler Neden Ağlar ?

              Merhaba herkese,bugün işim nedeniyle bolca gözlemlediğim bir durum üzerine yazacağım.Bilmeyenler için yazayım ben aile sağlığı merkezinde çalışan bir hemşireyim ve hergün onlarca anne-bebek,çocuk ve ergen ilişkisine şahit oluyorum.

Gözlemleyerek öğrenen ve başkalarının tecrübelerini önemseyen biriyim.Çok yoğun bir iş günüydü,hastamız tam kapıdan çıkacakken aklına takılan soruyu sordu cevabını alınca da aynı hızla döndü ve kucağında ki 1.5 yaşındaki çocuk kafasını sert bir şekilde kapıya vurdu.Çocuk biraz mızıldandı ama çok da ağlamadı,başka bir anne girdi odama elinde aşı kartıyla dışarda kopan kıyametten bayanı anlamam mümkün değildi,neyse kayıt işlemlerini yaptık ve geçtik aşı odasına.Kıyameti koparan minik hastam beni görünce daha da beter bağırmaya,kendini kaybedercesine ağlamaya başlamıştı.Hasta bize yeni kayıt olduğu için çocuğu ilk kez görüyordum ve sorguladım bu durumun nedenini.Bir nedeni yokmuş bu çocuğun doğal haliymiş ve anneden ayrıldığı anda basıyormuş yaygarayı.Bu ve bunun gibi örnekler saymakla bitmiyor.Çocuktur elbette ağlayacak,bağıracak ama bunun bir sınırı var.Aynı olayı yaşayan çocuklar neden bu denli farklı tepkiler veriyor ? Bu gibi durumlarda annenin tutumunu çok önemsiyorum.1. örnekteki anne kafasını çarpan çocuğunu öptü,sarıldı ve sakinleştirdi kapıyı dövmedi yada çocuğa kapıyı dövdürtmedi ve dikkatsizliğinden dolayı aşırı bir suçluluk psikolojisine de girmedi,2. si ise en az ağlayan çocuğu kadar gergin ve ağlamaklıydı,çocuk ağladıkça anne geriliyor anne gerildikçe çocuk daha da beter ağlıyordu.Hergün defalarca bu örneklerle karşılaşıyorum.Tam da bugün yaşadığım bir olayı anlatayım size,16 yaşındaki bir erkek hastalanmış annesiyle gelmişler asm ye,anne susmuyor ki çocuk derdini anlatsın.16 yaşındaki bir birey hastalığını anlatamayacak mı,ama anlatamıyor işte.Başka bir çocuk 4 yaşında içeri girip elimi sıkarak kendini tanıtıyor ve doktor beye dönüp hastalığını nasıl ateşlendiğini,kustuğunu anlatıyor.Ateşini ölçmemi istiyor.Yok artık diyosunuz dimi,hakikaten böyle olaylar hergün yaşanıyor.Çocukları bireyselleştirmek,biraz ayrıştırmak gerekiyor.Bağımlı bireyler yetiştirmek istemiyorsak tabi.

Archives of Disease in Childhood dergisinde 300 katılımcıyla gerçekleştirilen bir araştırma sonucunda bilim adamları gebe kalmadan önce stres, endişe ve panik ataktan yakınan kadınların bebeklerinin iki kat fazla ağladığını ortaya koydu.Bu  nedeni kesin olarak bilinmese de bilim adamları stresli ve endişeli annelerin hislerinin istemeden bebeğe aktarıldığını ya da gebelikte yayılan stres hormonlarının plasenta yoluyla bebeğe geçerek bebeğin beyin gelişimini etkilediğini düşünüyor.

Gözlemlerim sonucu edindiğim fikirleri bu araştırma sonucuyla pekiştirdim.Bebekler annelerinin aynası gibi.Bir rahatsızlığı,hastalığı yoksa sürekli ağlayan bebeğinizi huysuzlukla suçlamayın lütfen.Kesintisiz sevgi, çocuk bireyselliğinin kabulu ve biraz rahat olmak sanırım en iyisi,siz ne diyorsunuz yanılıyor muyum ?

Bunlar da hoşunuza gidebilir...