Bağdat Caddesi Güzeli

Varsayın ki aylardan temmuz,yazlıktasınız,yemeğinizi yemiş çayınızı elinize almış yavaş yavaş içiyorsunuz,balkondasınız ve balkon masmavi denize sıfır.Saçlarınız ıslak hala,omuzlarınıza değiyor serin serin.İşte beni tam da bu ruh haline sokan bir kitap okudum.Öyle akıcı bir anlatımı varki yazarın bir iki günde bitiriyorsunuz kitabı.

Kocası tarafından aldatılan bir kadının kaybolan özgüvenini,hayata ve aşka yeniden şans vermesini anlatıyor.Önyargılarımızın hayattaki en büyük zincir olduğunun altını çiziyor tatlı tatlı.Kendisiyle barışık kahramanımızın aşk kaçamaklarını ve hayal kırıklıklarını okuyoruz,yabancı bir hayatı röntgenler gibi bir hisse kapılarak.

Kitabı ve yazarın üslubunu çok sevdim ama hiç sevmediğim bir şey de var kitap içerisinde.Üstü kapalı da olsa insanlar arasında sınıfsal bir ayrım olduğuna değiniliyor.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...