ALDATILDIM 3

Gözlerimi yeniden açtığımda yine bir hastane odasındaydım,serdar yine baş ucumdaydı.Yanımdaydı ya bu bana yeterdi.En azından boşanalım diyememişti ve bu yaptığım ona asla boşanmak istiyorum dedirtmeyecekti.

İnsan en çok kendini kandırır,evet intihar girişimim işe yaradı kocam benden ayrılmadı ama ayrılmaktan beter etti beni.

Öyle yorgunum,öyle güçsüzüm ki anlatamam.

O günden sonra serdar annemi arayıp evimizde kalması için ikna etti.Yıllardır bana hasret olan annem serdarın bu girişiminden çok hoşnut kaldı ve küçük kız kardeşimi de alıp bize geldi.Bu durum serdarın evden rahatça uzaklaşmasına olanak sağladı.Artık annem ve kız kardeşim yanımda olduğuna göre vicdan azabı hissedeceği yada gözünün arkada kalacağı bir durumda kalmamıştı.

Bazı geceler toplantılar çok uzun sürüyor diyerek bazı geceler şehir dışındaki toplantıları bahane ederek gelmemeye başladı eve.Annem anlıyordu elbet kocamın yediği haltları ama O alışıktı bu duruma zira babamda gençliğinde serdardan farklı değildi,ben babası olan ama babasız büyüyen kız çocuklarından biriydim ve kadere bakın ki tıpkı babam gibi bir adamı sevip evlenmiştim.

Bir süre sonra iş öyle bir hale geldi ki ben serdar için sadece çamaşırlarını yıkayan,yemeğini pişiren ve çocuğuna baktırdığı bir kadın oldum çıktım.

Cinsel anlamda aramızdaki her şey bitmişti ama arkadaşlığımızda hızla sona eriyordu,serdar beni zayıf bir kişilik olarak görüyor ve aşkını doya doya yaşamasına engel olan bir parazit gibi hissettiriyordu.Sık sık biraz güçlü ol,ayaklarının üzerinde dur deyip duruyordu bana.

Dünya anlamını yitiriyordu git gide gözümde,terapiyi de bırakmıştım.Tek yaptığı ona ödediğim bir saatlik ücret için beni dinliyormuş gibi görünmek olan kadına da sinir olmaya başlamıştım.Asabım bozuktu,evde sürekli bağırıp çağırıyor olmadık şeylerden kavga çıkarıyordum.Annem ses çıkarmıyordu,bu asabi halimi alttan alarak mazur görmeye çalışıyordu.Oğlum canım oğlum benim,bakın yazarken bile gözlerim doluyor….

Serdara her şey için hakkımı helal etsem de oğlum için etmem.Çocuğuma karşı son derece sabırsız bir anne olmuştum.Bilinçli bir şekilde biliyordum evet bu olanlarda onun suçu yoktu hatta aramızdaki tek günahsız oydu ama bilinç altım oğlumun doğumundan sonra bu olaylar patlak verdiği için içten içe oğlumu suçluyormuş bunu da çok sonra görüştüğüm başka bir psikoterapistle yaptığım seanslarda fark ettim.

Bir gece,hiç unutamıyorum o geceyi…Serdarın eve geldiği nadir akşamlardan biriydi,yemeğini yedi her zaman ki gibi hiç konuşmadan ve  birbirimize hiç değmeden uyuduğumuz odamıza gitti.Annem ve kız kardeşimle biraz sohbet ettikten sonra odamıza gittim bende.Serdar çoktan uyumuştu,telefonu elinde uyuyakalmıştı daha doğrusu…Sessizce aldım telefonu elinden ve ebeveyn banyosuna geçip mesajlar kutusunu açtım.Kocam sağ olsun hiç bir şeyi silme gereği duymuyordu,nasılsa karısı her şeyi kabul ediyordu. Bu geceki Whatsapp konuşmalarına baktım.Serdar

-Eksiltip yoran bütün ayrılıklar kavuşmalara giden yollara çıkar- yazmış

Serdarın sonrasında başkasına ait bir şiirden alıntı olduğunu öğrendiğim bu cümlesi içime oturdu,o gün bu gündür aklımda.

Kadın cevap olarak

-Çok yoruldum ben artık,sadece senin için katlanıyorum her şeye yazmış

Neye katlanıyordu acaba ?

Kocasının üzerine sinen bambaşka bir kadın kokusuna mı ? Kocasının ona dokunmayışına mı ? Kocası için artık sadece oğlunun annesi oluşuna mı ? Gecelerce yalnız kalıp ağlamaya mı ? Yoksa kafasındaki kuruntulara rağmen yaşamaya çalışmaya mı ? Neye katlanamıyordu acaba ?

Bütün mesajlaşmalarını,yazışmalarını okudum o gece tek tek.Kocamla o kadın arasında çok yoğun bir aşk söz konusuydu bu her satırlarına sinmişti.Ve ben serdarın gözünde acıdığı bir zavallıydım,ona bağımlı hastalıklı bir kadındım,sadece çocuğunun annesiydim ki doğruydu yazdıkları.Kocam bana el sürmüyor,göz sürmüyor kısaca beni görmüyordu.Bedeni benimle olduğu günlerde bile aklı,kalbi o kadının yanındaydı.

Kendimi düşündüm,doğduğum günden itibaren hatırladığım kadarıyla.Hep sevilmeye muhtaç bir kız çocuğu olmuşum.Hep ürkerek yaşamışım hayatı. Hep başkalarının benden olmamı istediği gibi bir insan olmuşum…Hiç bir zaman ben olamamışım hayatımın önceliği,hep başkalarını koymuşum kendimin önüne.Mesela serdar çalışma dediği için evde oturmayı seçmiştim belki çalışsaydım,sosyal bir hayatım da olurdu.O ailemden hoşlanmadığı için bende ailemin önüne serdarı koyduğum için şimdi gidecek bir yuvam da yok.Çalışayım desem hiç tecrübem yok…Offf off ne yaptıysam ben kendi kendime yaptım…

Kocamın aklını başından alan o kadını merak ediyordum,ama telefonda fotoğrafı yoktu whatsapp fotoğrafında da arkası dönüktü,sadece simsiyah uzun saçları görünüyordu.Kararımı verdim yarın akşam o kadını görecektim.Ne salakça değil mi ? Ama insan kalbini cayır cayır yakan insanı çok merak ediyor.Ertesi gün akşama doğru iş yerine gittim serdarın,kimselerin göremeyeceği bir yere oturdum.Tahmin ettiğim gibi kocam aşkını aleni yaşıyordu,kimselerden korkusu yoktu.El ele çıktılar iş yerinden.O an dünya başıma yıkılsa bu kadar canım yanmazdı diye düşündüm.Kocam elini bırakıp beline sarıldı,o sarılışta sahiplenme o sarılışta yanındaki kadınla böbürlenme o sarılışta aşk vardı….Upuzun siyah saçları ve incecik gövdesi kaldı aklımda….

Ağlaya ağlaya döndüm eve,kimseye bir şey söylemeden odama gittim.Yatak odasındaki boy aynasında kendime baktım.Kat kat göbeğime,kısacık cılız saçlarıma,alnımın ortasındaki ince çizgiye ve ağlamaktan şişmiş mutsuz gözlerime baktım…O kadını düşündüm sonra,kendimi onunla kıyasladım.Mutsuz oldum ağladım,ağladım yine ağladım.Kaç saat ağladım,kaç saat Allaha beni içine düştüğüm dardan kurtarması için yakardım bilmiyorum…

Sabah uyandığımda içimde bir güç hissettim,daha kötü ne olabilirdi ki ?Aldatılmıştım,kocamı başka bir kadına kaptırmıştım dahası ondan ayrılmak istemeyişim sevgi değilde bağımlılık ve hastalıklı bir durum olarak algılanmıştı serdar tarafından….

Seviyor muydum ? Hemde çok,aşık mıydım ? Hemde çok…Ama karşılığı yoktu.Oda sevmişti beni bir zamanlar ama artık sevmiyordu dahası başkasını seviyordu.Kocamın kalbi o kadın için atıyordu.Ayrılacaktım ki başka ne yapabilirdim ? Siz olsaydınız ne yapardınız? Bir kadın olarak düşün benim halimi…

Gözünü açtın bir adamı tanıdın,onu sevdin her şeyi onunla yaşadın onunla paylaştın.İlkin oldu o senin,kocan oldu o senin.Ama sevmez oldu o seni,istemez oldu artık yanında.Ayak bağı olarak görür oldu.Ayrılmak ister ama ölür başına kalırsın diye ayrılmaktan korkar oldu.O senin mutluluğunken artık mutsuzluğun oldu.

Ayrılacaktım içim acısa da,kalbim cayır cayır yansa da ayrılacaktım.Bırakacaktım aşklarını yaşasınlar doya doya,bırakacaktım en azından onlar mutlu olsunlar tabi olabiliyorlarsa.Ben kul hakkına inanırım,Ben Allahın adaletine inanırım,ben yapılan her iyiliğin ve her kötülüğün karşılığı olduğuna inanırım.Ayrılacaktım yoktu başka çarem.Ama öncesinde kendi hayatımı düzene koymam en azından oğlum için tekrardan yaşamaya başlamam gerekiyordu.Onun hem babasız hem anasız kalmasına gönlüm razı olmazdı.Yaşayacaktım,güçlü olacaktım,çalışacaktım ayaklarımın üzerinde duracaktım,başaracaktım Oğlum için mecburdum.Yoksa oda aldatan bir babanın ve sürekli ağlayan bir ananın mutsuz çocuğu olacaktı tıpkı benim gibi.

Bir kaç gün sonra kendimi biraz toparlayıp karşısına geçip oturdum serdarın,çalışmak istediğimi nasıl olsa annemler yanımdayken çocuğa onların bakabileceğini,bana iş bulmasını söyledim.Serdar önce ne gerek var falan diye gevelese de biraz da başından beni atma umuduyla tamam dedi.Benim sürekli başının etini yemem sayesinde yaklaşık 20 gün sonra beni bir işe yerleştirdi.Mezun olduğum bölümden çok farklı bir iş yapacaktım,maaşım kuş kadar az olacaktı ama olsun yeter ki kendi ayaklarımın üzerinde durabileyim yeter ki serdara artık kendi başıma var olabildiğimi gösterebileyim.O sıra serdar istersem terapiye tekrar başlayabileceğimi söyledi ki bu benim şu sıra çok ihtiyaç duyduğum bir şeydi.Bu sefer arkadaş tavsiyesiyle farklı bir psikoterapistle görüşmeye başladım.Sabahları erkenden kalkıyor,kahvaltımı yapıyor işime gidiyordum.İş yerinde her ne kadar yeni olduğum için zorlansam da var gücümle her şeyi  öğrenmeye çalışıyordum.Herkesten çok çalışıp herkesten az alıyordum.Zamanla patronlarımın bana güveneceğini düşünüyordum çünkü buraya illa ki serdar sayesinde girmiştim.Muhtemelen serdar bu çalışma isteğimin geçici bir heves olduğunu ve bir süre sonra sıkılıp çıkacağımı söylemişti patronuma.Bense tüm gücümle bunun böyle olmadığını anlatmaya çalışıyordum.Bu arada bazı akşamlar yüzmeye gidiyordum ve bir diyetisyenle görüşüp kendime uygun bir beslenme programı almıştım.Evet serdardan ayrılacaktım ama o zavallı olarak gördüğü,acıdığı kadın olarak ayrılmayacaktım.Evet onu hala çok seviyordum,hala çok aşıktım ama o değildi işte.Ben hayatı boyunca hiç hırsları olmayan bir kadın oldum,hiç bir şey için çok çalışıp azmetmedim taa ki bugüne kadar.Kararımı vermiştim bunca yılın sindirilmişliğini,başarısızlığını yok edecektim.Başaracaktım,zayıflayacaktım,para kazanacaktım ve ondan sonra ayrılacaktım.Oğluma iyi bir anne olacaktım…

DEVAM EDECEK

Bunlar da hoşunuza gidebilir...